Imp Escape reviewed by TRGamer
Our iPhone game Imp Escape has been featured on Turkish gaming website TRGamer. Our Turkish visitors can read the full coverage below or here:
Imp Escape
April 1, 2011
Dokunmatik ekranda oyun oynamak çok daha farklı bir zevk tattırıyor bana. Sadece parmaklarınızın ucuyla tüm kontrolü ele alabiliyor olmak ve oyunun aynı zamanda mobil platformda hayat bulması; yani sokakta, otobüste, hatta konular sıktığı zaman derste bile ulaşılabilir olması, oyuncuların hayatında kendine has bir yer edinebilmesini sağlıyor.
Yazıya hafif bir girişle başlama sebebim, aslında öncelikle mobil platformda oynamanın nasıl bir şey olduğunu biraz da olsa sizlere hissettirebilmek. Ne oynayacağınıza dair fikir edindirmeden önce nasıl oynayacağınızdan bahsetmek istedim.
Ne oynuyoruz?
IMP Escape, Amerikada yaşayan 2 genç Türk bilgisayar mühendisi tarafından kurulmuş KOP Software’in ilk oyunu. Oyunda; sahibi Beyaz Büyücü’nün sihirli küresini çalan IMP adlı karakteri kontrol ediyoruz. Bu kürenin en önemli özelliği ise kullananın istediği yerde ve şekilde sahibinin kendisine yol oluşturabilmesine olanak tanıması. Oyuna ilk adımımızı attıktan ve hikayeye dair gerekli ön bilgileri aldıktan sonra IMP’nin kontrolünü alıyoruz ve 2 boyutlu maceramız böylece başlamış oluyor.
Aslına bakarsanız oynanış şekli itibariyle oldukça marjinal; amaç itibariyle ise bir çok benzer tarza sahip bir oyun IMP Escape. Yapımcının, oyunu “Koşma ve Çizme” olarak sınıflandırması oyunu neden marjinal/klasik diye adlandırdığımı da bir nevi özetliyor. Karakteri olabildiğince uzağa koşturup ardından en yüksek skoru elde etmek için yarışma kısmını bir çok oyunda görebiliyorken; oyunu farklılaştıran, dinamikleştiren dokunmatik ekranı gerçekten kullandığınızı gerçekten hissettiren “kendi yolunu yarat” özelliği, oyunu her oynayışınızda alternatif bir ilerleme gösterebilmenize olanak tanıyor.
Nasıl oynuyoruz?
Amacımızın karakterimizi en uzun mesafeye koşturmak olduğunu söylemiştim. Bunu ise; bir parmağımızı devamlı ekranda yukarı-aşağı (istediğimiz yöne) oynatarak, çizdiğimiz yollarda düşmeden ilerlemesini sağlayarak yapıyoruz. Fakat bu o kadar basit değil. Öncelikle karakterimizin yanına yaklaşmaması gereken dev bitkiler, arılar gibi düşmanlar bulunuyor. Düşmanlar ekranda belirdiklerinde, yolu bu düşmanlara değmeden geçebilecek şekilde ayarlamamız veya yanına geldiğimizde ekrana hafifte tıklayarak karakterimizin zıplatmamız gerekiyor. İlerledikçe, bu düşman ordusu değişen bölüm tasarımlarıyla paralel olarak çeşitleniyor. Kimi zaman aniden doğan bir güneş yüzünden parlayan ekranda, sapsarı bir bitkiyi görememeniz sebebiyle oyuna baştan başlamak zorunda kalırken; kimi zamanda yağmurlu bir havada karşınıza çıkan bulutlar, yolunuzu oluşturmanıza izin vermiyor ve kendilerini pas geçmeniz gerekiyor. Hava durumundaki ve mekanlardaki değişiklikler, çizdiğiniz yolun buzullara bürünmüş şekilde veya ateşler içinde olmasına da neden oluyor. Ki bu durumlarda gerçekten tam bir görüntü şöleni yaşıyorsunuz.
Dinamik bir oyun planının işlendiği IMP Escape’de bonus nesneler de bulunuyor. Yolunuzu bunların üzerinden geçecek şekilde çizdiğinizde; karakteriniz bir süre düşmanlarına karşı ölümsüz olabiliyor, puan kazanabiliyor veya uçan bir nesneye dönüşüp çok daha hızlı bir şekilde ilerleyebiliyor.
Neden oynuyoruz?
Öncelikle kendine has tarzıyla, oyunun gerçekten hoşuma gittiğini söylemeliyim. Özgür bir fırça gibi, parmağınızla oyun akışını değiştirmek, oyunu resmettiğinizi hissettiriyor. Fakat belirtmeliyim ki oyunun “devamlı eski skorunu egale et” mantığından bir süre sonra yorulabilirsiniz. Bu durumda yapmanız gereken, oyunu arkadaşlarınızla beraber oynamak. İşin içine yarışma duygusu girdiği zaman hem oyunun çekiciliği hem de ömrü artıyor, benden söylemesi.
Not: Oyunu sadece iTunes üzerinden, 0.99$’a alabilirsiniz. Ve konuya yorum yapacak olanlar arasından 3 kişiye de oyunu hediye ediyoruz.
© Copyright 2009-2012 KOP Software Solutions Co.
All other trademarks on this website are the property of their respective owners.


